Ana sayfa Böbrek Nakli Sonrası Yüksek Tansiyon ve Kolesterol Yüksekliğinde Beslenme

Böbrek Nakli Sonrası Yüksek Tansiyon ve Kolesterol Yüksekliğinde Beslenme

Kalp-damar sistemi hastalıkları, nakil sonrası hastanın hayatını tehdit eden en önemli hastalıklardır. Dolayısıyla, kalp-damar sistemiyle ilgili hastalıkların önlenmesi büyük önem arz etmektedir. Kalp damar hastalıklarının ( örneğin; kalp krizi) oluşumunda rol oynayan faktörlerin başında hipertansiyon (yüksek tansiyon ) ve hiperlipidemi (kanda yağ miktarının yükselmesi) yer almaktadır.

Yüksek Tansiyon ve Beslenme

Yüksek tansiyon (kan basıncı), nakil hastalarının %60-70’inde görülmektedir. Kan basıncı, kalbin pompaladığı kan miktarının, damarların direnci (damar sertliği) ile etkileşmesinden oluşmaktadır. Yüksek tansiyon, bu iki faktörden birinin, genellikle her ikisinin artması sonucunda oluşan yüksek kan basıncı anlamına gelmektedir.
Nakil sonrası yüksek tansiyonun pek çok nedeni bulunmaktadır. Doku reddini engellemek için kullanılan ilaçlar, takılan böbreğin ve hastanın ailesinde yüksek tansiyon öyküsünün olması, takılan böbreğin tam çalışmaması veya zaman içerisinde takılan böbreğin görevlerinde kayıp olması nakil sonrası görülen hipertansiyon nedenleridir.
Kan basıncı ideal olarak büyük kan basıncı ( sistolik kan basıncı) 130 milimetre civa küçük kan basıncı (diastolik kan basıncı ) 80 ve altında olmalıdır. Büyük kan basıncının 130 milimetre civa, küçük kan basıncının 80 milimetre civa üzerinde olması yüksek tansiyon olarak adlandırılmaktadır. Yüksek tansiyonun önemi daha öncede bahis edildiği gibi kalp damar hastalıklarına yol açmasıdır.
Yüksek tansiyon tedavisinde en basit, ucuz tedavi yöntemi ise diyet tedavisidir. Diyette en önemli kısım ise tuz kısıtlamasıdır. Ne kadar çok tuz alırsak kan basıncımız o kadar yükselir, tuzu ne kadar azaltabilirsek tansiyonumuz o kadar ideale döner.
Ortalama günlük 6-8 gram tuz tüketilmektedir. Tuz miktarını hipertansiyon varlığında 2400 miligramın altına çekmek kan basıncının düşürmekte faydalı olacaktır. Aşağıda bazı besinlerde bulunan tuz (sodyum) miktarları verilmiştir.

14 gram doğal peynir                                             110-450 mg sodyum
1 dilim ekmek                                                         110-175 mg sodyum
1 kap süt                                                                 107 mg sodyum
1 kap yoğurt                                                            175 mg sodyum
½ porsiyon sebze                                                     1-70 mg sodyum
85 gram et, balık, tavuk                                          30-90 mg sodyum
½ porsiyon meyve                                                   0-5 mg sodyum
Domates suyu, kutuda 3/4 bardak                      820 mg sodyum

1500 miligram sodyum, 4 gram sofra tuzuna (2/3 tatlı kaşığı sofra tuzu) karşılık gelir. Yüksek tansiyonu olan hastalar, yağı azaltılmış, sebze ve meyve içeriği bol, süt ürünleri sınırlı bir diyet yapmalıdır. Lif, potasyum, kalsiyum ve magnezyum yönünden zengin besinler almalıdır.

Hiperlipidemi ve Beslenme

Kalp-damar sistemi hastalıkları için bir risk faktörü olan hiperlipidemi, nakil sonrası dönemde de sık olarak görülebilmektedir. Nakil sonrası kilo alınımı, kullanılan ilaçlar, nakil sonrası şeker hastalığının oluşması hiperlipidemiye neden olabilmektedir.
Kandaki lipidleri (yağları): Total kolesterol, LDL (kötü) kolesterol, HDL (iyi) kolesterol, trigliseritler oluşturmaktadır.
LDL kolestrol organlara kanı götüren damar olan atardamarlarda birikerek damar sertliğine neden olmaktadır, dolayısıyla “kötü kolestrol” olarak adlandırılmaktadır.
HDL ise atardamarlardaki yağ birikintisini temizlemeye çalışıp, damarın sağlığını korumaya çalışan “iyi” kolesteroldur. HDL kolesterol kalp hastalıklarından korunmak için önemli göstergelerden biridir. HDL kolesterol değeri ne kadar yüksek olursa, kalp-damar hastalıklarından o kadar iyi korunuruz.
HDL kolesterol değeri 40 mg/dL’in altında olması, kalp oluşumuna neden olur. HDL kolesterol düzeyinin 60 mg/dL ve daha fazla olması halinde, kalp hastalıklarına yakalanma riskini oldukça azalır.
Trigliseritler de kolesterol gibi kalp hastalıklarının oluşmasına neden olabilir. Trigliseritlerin kanda 150 mg/dL altında olması önerilir. 150-199 mg/dL arasında trigliserit değeri sınırda yüksek, 200 mg/dL ve üzerine ise bazı bireylerde tedaviye ihtiyaç duyulacak kadar yüksek değer olarak değerlendirilmektedir.
Total kolesterolun ise 200 mg/dl’nin altında olması önerilmektedir. Hiperlipideminin tedavisi, hastada kalp-damar hastalıkları için eşlik eden diğer ( yüksek tansiyon, şeker, ailede kalp hastalığı vb.) risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmektedir.
Eğer hiperlipidemi tanısı konulmuşsa, en ucuz ve ilk basamak tedavisinde uygulanacak tedavi, diyet tedavisidir. Bu diyet öğünlerinizde daha az doymuş yağ ve diyet kolesterolü tüketmek demektir. Bu diyeti planlarken günde 200 mg’ın altında kolesterol, toplam enerjinin de % 10’nun altında doymuş yağ içermesine dikkat etmek gerekir. Diyeti uygularken en önemli iki nokta; ya sağlığınıza uygun kiloda bulunmalı ya da kilo almaktan korunmalısınız.
Birinci aşamada düşük doymuş yağlı ve kolesterollü diyet altında kan LDL (kötü) kolesterol düzeyiniz düşmemiş ise, diyetin çözünür diyet lifi miktarı arttırılır. Nakilli hastalarda alınan gıdaların; % 30’unu yağ, % 50’sini karbonhidrat ve % 20’sini protein oluşturmalıdır.
Alınan yağ doymuş yağ ise kolesterol miktarını yükseltmektedir. Doymuş yağlar çoğunlukla hayvansal kökenlidir. Yağda, deniz ürünlerinde, tam yağlı mandıra ürünlerinde (peynir, süt ve dondurma), kanatlıların derisinde ve yumurta sarısında bulunur. Bazı bitkisel besinler de doymuş yağ bakımından zengindir. Hindistan cevizi, hindistan cevizi yağı, hurma yağı ve hurma çekirdeği yağı zengin doymuş yağlar içerir. Doymuş yağlar, toplam kan kolesterolü düzeylerini diyet kolesterolünden daha çok yükseltir; fakat bunlar, hem “kötü” LDL kolesterolü, hem de “iyi” HDL kolesterolü birlikte yükseltmektedir. Doymamış yağ ise bitkisel kökenlidir.

Yağ miktarlarına göre besinleri ayıracak olursak;

• Yüksek derecede kolesterol içeren besinler: Yumurta,karaciğer ve kabuklu deniz ürünleri
• Orta derecede kolesterol içeren besinler:Etler, yağlı veya orta yağlı süt ürünleri,
• Düşük derecede kolesterol içeren besinler: Az yağlı süt ve süt ürünleri
• Kolesterol içermeyen besinler: Bütün tahıllar, ekmek, sebze, meyve, kuru yemişler, kuru meyvelerdir.
Kolesterol seviyesi istenilen seviyeye düşürülememiş ise ilaç tedavisi kaçınılmazdır.

Yağ miktarlarına göre besinleri ayıracak olursak;

• Yüksek derecede kolesterol içeren besinler: Yumurta,karaciğer ve kabuklu deniz ürünleri
• Orta derecede kolesterol içeren besinler:Etler, yağlı veya orta yağlı süt ürünleri,
• Düşük derecede kolesterol içeren besinler: Az yağlı süt ve süt ürünleri
• Kolesterol içermeyen besinler: Bütün tahıllar, ekmek, sebze, meyve, kuru yemişler, kuru meyvelerdir.
Kolesterol seviyesi istenilen seviyeye düşürülememiş ise ilaç tedavisi kaçınılmazdır.