Ana sayfa Böbrek Nakli Sonrası Yaşam

Böbrek Nakli Sonrası Yaşam

Bu bölümde nakil sonrasında hayatınızda olacak olumlu olumsuz değişiklikler ve uymanız gereken bir takım yaşam önerilerini bulacaksınız.

Bu bölümün amacı, nakil sonrası eve giden hastaya yardımcı olmak ve kendisini rahat hissetmesini sağlamaktır. Nakil sonrası transplant ekibi tarafından sizlere çeşitli konularda (ilaçlar, infeksiyonlar, yaşam tarzı, diyet vs) eğitim verilmiştir. Önemli olan, bu bilgileri hastanın hayatının iyileştirilmesi adına hayata geçirmektir.

Eve gidince ne hissedeceğim ?

Böbrek nakli olup eve gitmekle, herhangi bir operasyon geçirip eve gitmek arasında bir fark yoktur. Geçirdiğiniz ağır ameliyat ve stresli günler sonrası kendinizi bir miktar yorgun hissetmeniz çok normaldir. Evde özellikle ilk günler asla kendinizi yormamalı ve dinlenmelisiniz. İlk birkaç hafta ağır ev işleri veya bahçe ile ilgilenmek doğru değildir. Egzersiz kısmında bahsedilen hafif egzersizlere ilk birkaç haftada başlanabilir ve bu böbreğinize zarar vermez. Merkez olarak ilk 3 ay hastalarımızın ağır kaldırmasını veya ağır egzersizler yapmasını tavsiye etmemekteyiz.

Hangi sıklıkla polikliniğe gideceğim ?

Poliklinikte ne tür incelemeler yapılacak?

Her merkezin kendine özgü hasta izleme periyodları vardır. Burada temel nokta hastanın hekiminin isteği doğrultusunda poliklinik kontrollerine uyması gerekliliğidir. Poliklinik kontrollerine düzenli gelmeyen hastaların böbrek ömürlerinin kontrollerinin hepsine düzenli olarak gidenlere oranla daha kısa olduğu gösterilmiştir.
Merkezimizde:
• İlk 3 ay haftada 1,
• 3-6. aylar arası 2 haftada 1,
• 6-9. aylar arası 3 haftada 1,
• 9-12. aylar arası ayda 1,
• 1-2. yıllar arası 2 ayda 1,
• 2. yıldan sonra da 3 ayda 1 düzenli poliklinik kontrolleri yapılmaktadır.

Poliklinik kontrollerinde en önemli nokta nedir?

Sabah aç karnına ancak 2-3 bardak su içilerek gelinmeli kan vermeden önce asla Sandimmun©, Prograf©, Rapamun© veya Certican© isimli ilaçlar içilmemelidir. Hekiminiz tarafından aksi bir beyanda bulunulmadığı sürece diğer ilaçlarınızı aç karna alabilirsiniz.

İlk 6 ayda, poliklinik kontrollerinin bu kadar sık olması, rejeksiyon başta olmak üzere birçok problemin bu dönemde ortaya çıkmasına bağlıdır.
Kontroller, bazı hastalarda hastanın kendisine özgü problemlere bağlı olarak daha sık yapılabilir.
Aç olarak (ama bol sıvı almış şekilde) geldiğiniz poliklinikte önce ilaç kan düzeyleri, rutin biyokimyasal değerleriniz, idrar tetkiki ve ilk altı ayındaki hastalarda CMV tetkikleri yapılacaktır. Tetkiklerini laboratuara verip gelen hastalarda sırasıyla fizik muayene incelemeleri yapılacaktır. Aynı gün öğleden sonra çıkan sonuçlarla birlikte ilaç ayarlamaları ve gerekli değerlendirmeler yapılacaktır.

Kontrollere gelirken yanımda ne getirmeliyim?

Kontrollere gelirken mutlaka yanınızda hastaneden çıkarken size verilen ilaç çizelgesini almalısınız. Hastanın durumuna göre tansiyon çizelgeleri, idrar takipleri veya 24 saatlik idrar numuneleri de getirilebilir.

Evde nelere dikkat etmeliyim?

  1. Sabah ve akşam ateşinizi ölçmelisiniz. Termometreyi dilinizin altında 4-5 dakika tutarak bu işlemi standardize edebilirsiniz. 37.5 dereceyi aşan durumlarda mutlaka ekipten yardım istemelisiniz.
  2. Özellikle hipertansiyonu olan hastalar kan basınçlarını sabah ve akşam ölçmelidirler. Bu ölçümler bir çizelge halinde her kontrolde hekime gösterilmelidir.
  3. Özellikle naklin ilk birkaç haftası günlük idrar çıkışı ve elbise giymeden yapılan günlük ağırlık takipleri yararlıdır. Uzun dönemde ise özellikle bacaklarda beliren şişme veya idrar çıkışının azalma hissi gibi durumlarda bu ölçümlere ihtiyaç duyulur. (Sıkı bir disiplinle bu ölçümlerin sürekli yapılmasını önermiyoruz.)

Bu ölçümlerin nasıl yapılacağı hastanede yatarken sizlere gösterilecektir. Evde bir tansiyon aleti ve termometre bulundurmanız tavsiye edilir.

Dışarıda infeksiyondan korunmak için neler yapmalıyım?

Böbreğinizin atmaması için size verilen ilaçlar, infeksiyonlara karşı vücudunuzun savunma mekanizmalarını zayıflatacaktır. Bu sebeple normalden çok daha fazla infeksiyonlardan korunma önlemlerine uymak zorundasınız. Özellikle anti-red ilaçlarının en yüksek dozlarda verildiği nakil sonrası ilk birkaç ayda bu önlemlere uyulmalıdır.
Genel kural olarak aynı evde yaşadığınız aile bireylerinin infeksiyon geçirdikleri dönemde onlarla yakın temas kurmaktan kaçınmalısınız. Bu asla kendinizi bir odaya hapsetmeniz veya soyutlamanız şeklinde olmamalıdır. Çoğu zaman bu gibi durumlarda geçici olarak maske takmak veya aynı odada yatmamak gibi önlemler yeterli olacaktır.
Sinema gibi kapalı ve kalabalık yerlerden ilk altı ay uzak durulmalıdır. Suçiçeği geçirmediyseniz ve çevrenizde suçiçeği geçiren bir yakınınız varsa bu olaydan hemen nakil ekibini haberdar etmelisiniz.
El yıkama alışkanlığı başta olmak üzere genel hiyjen kurallarına uymak infeksiyon gelişme riskini azaltacaktır. Yiyeceklerin temizliğine dikkat etmek yemeklerle geçebilecek hastalıklardan sizi koruyacaktır. Yaşanılan yerin altyapısına bağlı olarak temizliğinden emin olduğunuz içme suyunu kullanmak ve kokoreç, çiğköfte gibi yiyecekleri yememek son derece önemlidir.

Böbreğimin atma olasılığına karşı neler yapabilirim?

Vücudumuzu virüsler ve bakteriler gibi yabancı organizmaların istilasına karşı koruyan savunma sistemine bağışıklık sistemi adı verilir. Size takılan organ (yakınlarınızdan alındığında dahi) vücudunuzun bir parçası olmadığından, bu organ bağışıklık sistemi tarafından yabancı olarak algılanacak ve vücudunuzdan atılmak için saldırıya uğrayacaktır. Bu olaya immün cevap denilir.
Böbreğinizin atmasını (red) engellemek amacıyla bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar alacaksınız. Bu ilaçların kullanılmasına rağmen nakil hastalarının bir kısmı (% 10-30) en az bir kez red (rejeksiyon) atağı geçirir. Redlerin çok büyük bir kısmı ilaç tedavisi ile düzeltilebilir, bu sebeple red nedeniyle hastaneye yatırıldığında moral bozmanın bir anlamı yoktur. Red atakları sırasında böbreğinizde gelişen olayları anlamak ve tedavi planınızı belirlemek amacıyla hekiminiz böbrek biopsisi yapmak isteyebilir. Böbrek biopsisi bir iğne yardımıyla karnınızdan girilerek yapılır. Koldan iğne yapılması ile arasında çok az bir fark vardır. Bu nedenle, bazı hastaların düşündüğü gibi korkunç bir acı söz konusu değildir ve genellikle Red sırasında vücudumuzun savunma sistemi böbreğe mümkün olduğunca zarar vermeye çalışır. Bu olay, böbreğin şişmesi, idrar miktarının azalması ve üre-kreatinin kan düzeylerinin artması ile kendisini gösterir.

Reddin belirtileri nelerdir?

Yeni bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçların başarıları nedeniyle artık, red eskisi kadar sık görülmese de bazı hastalar aşağıdaki belirtilere dikkat ederek ve hekimlerine hemen başvurarak böbrek reddinin erken dönemde tedavisini sağlayabilirler.

  1. Ateş: Hastaların çoğunun red sırasında ateşleri yükselir. Bazen ateş ile birlikte tıpkı gribal infeksiyonlarda olduğu gibi yaygın vücut ağrısı da görülebilir.
  2. Böbrek üzerinde hassasiyet ve böbreğin şişmesi.
  3. Sıvı fazlası-ödem: Özellikle ayak bilekleri ve ellerinizde şişmeyi saptayabilirsiniz. İdrar miktarınızın azaldığını farkedebilirsiniz. Özellikle naklin ilk üç ayında düzenli bir şekilde günlük vücut ağırlığı ve idrar miktarının tayini çok önemlidir.
  4. Kan basıncında ani artış.

Bu belirtilerden herhangi biri geliştiğinde vakit kaybetmeden nakil ekibinize ulaşmalısınız.

Sürekli böbreğimin atma korkusu ile mi yaşayacağım?

Redlerin çok büyük bir kısmı naklin ilk 6 ayında (en fazla ilk 3 ayda) görülür. Bu sebeple özellikle ilk üç aydaki korunma yöntemleri ve poliklinik kontrolleri çok daha sıkı bir şekilde uygulanır. Modern tedavi yöntemleri ile 1. yılın sonunda takılan böbreğin sağlıklı kalma oranı %98’lere ulaşmıştır.
Yapacağınız tek şey ilaçları düzenli kullanmak, önerilere harfiyen uymak ve poliklinik kontrollerine düzenli olarak gelmektir. Eğer bunları yapıyorsanız böbreğinizi kaybetme oranınız çok düşüktür ve rahatça hayatınıza devam edebilirsiniz. Böbrek nakli sizlere aileniz ve sevdikleriniz ile birlikte rahat ve uzun bir yaşam süresi şansı verir.. Pozitif düşünen, söylenenlere uyan ve rahat olan bir hastanın böbreğini kaybetme riski çok çok düşüktür. Kaldı ki böbreğinizi şansız bir şekilde kaybetseniz bile ikinci, hatta üçüncü nakil olma şansınız da devam etmektedir.

İşime ne zaman dönebilirim?

İşinize ne zaman dönebileceğiniz sizin sağlık durumunuza, kendinizi nasıl hissettiğinize ve işinizin ağırlığına bağlıdır.
İşe başlamak için genelde en uygun zaman nakil sonrası 3. aydan sonradır. İlk üç aydaki sıkı poliklinik kontrolleri işinize konsantre olmanızı engelleyebilir.
Hasta işe başlamak için aşırı bir istek duyuyor, zorunluluk hali mevcut ve sağlık durumu da uygun ise daha erken bir dönemde de işine geri dönebilir.
Bazı hastalar yasalardaki boşluklardan yararlanıp nakil sonrası maluliyet raporu almaya çalışmaktadır. Ülkemizdeki gibi kısıtlı imkanlarla devletin vatandaşlara sunduğu nakil imkanı sonrası, hastanın gösterdiği bu davranışı anlamak mümkün değildir. Organ nakli ön planda hastanın hayatı ve iyiliği için yapılsa da bu hastanın nakil sonrası çalışıp aile ve ülkesi adına bir şeyler üretmesi nakil ekibinin birinci hedefidir. İstisnai durumlar dışında, ülkemizin tüketen insanlara değil, çalışan ve üreten insanlara ihtiyacı vardır.

Ne zaman cinsel ilişkiye girebilirim?

Böbrek nakli sonrası diyalize göre çok daha sağlıklı bir cinsel yaşam mümkündür. Hasta nakil sonrası kendini ne zaman sağlıklı ve zinde hissederse partneri ile birlikte olabilir. Bizler genellikle hastalarımıza ameliyat yaraları iyileşene dek beklemelerini tavsiye ederiz. Bu süre de genellikle 3-4 haftaya denk gelir. Unutulmamalıdır ki cinsellik sadece ilişkiye girmek değildir, sarılmak, öpmek ve aynı yatakta sevdiğinin desteğini hisstmek tüm hastalarımızın ihtiyacıdır. Bu nedenle ameliyattan hemen sonra bile hastalarımızın sevdikleri ile sarılmalarının, öpmenin ve birlikte yatmanın önünde bir engel yoktur.
Herhangi bir sorunu paylaşmak insanoğlunun en ihtiyaç duyduğu alandır. Cinsel konularda da problemlerin sevdikleri ve hekimlerle paylaşılması problemin bir an önce çözümünü kolaylaştırır. Hastaların bir kısmında erken dönemde görülebilen cinsel problemler genellikle psikolojik sebeplere bağlıdır. Psikolojik danışmanlık ve bir takım ilaçlarla kolayca çözülebilir. Şeker hastalığı, prostat ve bazı tansiyon ilaçları da cinsel problemlere yol açabilir. Bu konularda hiç çekinmeden hekimine başvuran hastanın problemi kısa zamanda çözülecektir.
Kadın hastaların birçoğu diyaliz tedavisi esnasında adet görmezler. Nakil sonrası genellikle birkaç ay içinde hastalar düzenli bir şekilde adet görmeye başlarlar. Nakil sonrası üçüncü aydan sonra adet düzensizliği devam eden hastaların bir kadın doğumcuya gösterilerek adetlerinin düzenlenmesi mümkündür.

Nakil sonrası kemik erimesi riski var mıdır?

Hem kronik böbrek yetmezliği hem de nakil sonrası verilen kortikosteroid bazlı ilaçlar kemik erimesi riskini artırır. Bu sebeple hekiminiz tarafından yasaklanmadıkça özellikle yoğurt, ayran veya kefir almanız ve ağır egzersizlerden kaçınmanız kemik sağlığına yararlı olacaktır. Nakil sonrası ve yılda bir tekrarlanan kemik erimesi testlerine göre sizlere kalsiyum, D vitamini veya bifosfonat grubu ilaç tedavileri verilecektir.

Nakilden sonra çocuğum olabilir mi?

Erkek böbrek alıcılarının baba olmaları için herhangi bir kısıtlama yoktur. Operasyon sonrası diledikleri an baba olabilirler.
Kadın böbrek alıcılarının anne olabilmeleri ise bir takım şartların yerine gelmesine bağlıdır.
Öncelikle anne ve baba adaylarının hekime çocuk yapma kararını birlikte gelip bildirmeleri, ürolojik ve kadın doğum değerlendirmelerinden geçtikten sonra birtakım ilaç ayarlamaları ve hastane kontrollerinin sıklaştırılması gibi planlamalar yapılması gerekmektedir.
Böbrekleri başarılı bir şekilde çalışan ( serum kreatinin seviyesi 1.5 mg/dl’nin altında olan), idrarda protein atılımı 500 mg/gün’ün altında olan ve naklin üzerinden en az 1yıl (ideal olarak 2 yıl) geçmiş olan anne adayları hamile kalabilirler.
Hamile kalmadan en az 6 hafta önce bebekte bazı bozukluklara yol açabilecek nakil ilaçları kesilmelidir. Bunlar mikofenolik asit türevleri (Cellcept©, Myfortic© vs. gibi) ve m-TOR inhibitörleridir (Certican©, Rapamune© vs. gibi). Kimi merkezler nakil ilaç tedavisini kalsineurin inhibitörleri (Neoral©, Prograf©, Advagraf© vs. gibi) ve steroid ile devam ettirirken, kimi merkezlerde ise kesilen ilaçların yerine azathiopurin (Imuran© vs. gibi) başlanır.
Yine bebekte kalıcı hasarlara yol açabilecek tansiyon ilaçları başta olmak üzere diğer ilaçlar da hamilelik planlaması esnasında kesilmelidir. Hamile adaylarına tansiyon ilacı olarak bebeğe zarar vermediği kanıtlanmış bir tansiyon ilacı olan alfametil dopa (Alfamet© vs. gibi) başlanır. Hamilelik sırasında kan basıncının büyük 130 küçük 80 mmHg’nin altında tutulması hedeflenir.
Hamilelik sırasında kontrollerin ideal olarak ayda bir yapılması planlanır. Kontrollerde hem kadın doğum muayeneleri hem de kan basıncı, serum kreatinini ve idrarda protein atılımı takip edilir. Bebeğin büyüme hızına ve birtakım faktörlere bağlı olarak hamileliğin 34. haftasından sonra doğum planlanır. Bu nedenle birçok merkezde 32-34. haftadan sonra hamilelerin haftada bir kontrolleri yapılır.
Emzirme döneminde de yukarıdaki ilaç kısıtlamalarına uyulur. Ancak çocuk memeden kesilince yine hekimle koordineli şekilde bir planlama yapılarak ilaç düzenlemesine gidilir.

Böbrek vericisiyim. Ne zaman hamile kalabilirim?

Böbrek vericilerinin hamile kalmalarında hiçbir problem yoktur. İdeal olarak böbrek operasyonundan sonra hamile kalmaları için 6 ay beklemeleri önerilir. Genellikle vericilerin hamilelikleri normal hamileliklerden farksız geçer. Bazı çalışmalarda hamilelik esnasında tansiyon yükselmeleri, preeklampsi ve idrarda protein atılımı görülmüşse de (idealde olması gerektiği gibi) hamilelik kontrollerinin ayada bir düzenli bir şekilde yapılması ile bu sorunlar kolayca halledilebilir.

Denize girebilir miyim? Güneşlenebilir miyim?

Böbrek nakli yapılmış hastalarda yüzme yapılabilecek en yararlı sporlardan biridir. Ameliyattan üç ay sonra hastalarımız denize girebilir ve yüzebilirler. Ancak hastalarımızın güneşlenmelerini önermiyoruz. Direk maruz kalınan güneş ışığı hastalarda uzun yıllar sonra deri kanserlerine yol açabileceğinden güneşlenmeyi hekimler olarak uygun bulmuyoruz. Hastalarımıza güneşe çıktıklarında güneş gören vücut bölgelerine faktör 30 ve üstü güneş kremi sürmelerini tavsiye ediyoruz.

Nakilden sonra aşılama nasıl olmalıdır?

Nakilden sonraki ilk üç ay yüksek dozda kullanılan bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlara bağlı olarak aşılamanın uygun olmadığı gösterilmiştir. Yine suçiçeği aşısı gibi canlı aşıların nakil hastalarına kesinlikle yapılmaması gerektiği bildirilmiştir.
Hepatit B aşısı ideal olarak nakil öncesi tüm hastalara yapılmalıdır. Eğer hastaların hepatit B aşılaması yapılmamışsa naklin 6. ayından sonra çift doz hepatit B aşılaması programı uygulanmalıdır. Nakil sonrası “yıllık” yapılan kontrollerde hepatit B aşı titresinin 10’un altına düşmesi durumunda da bir kerelik çift doz aşılama yapılmalıdır.


Nakil hastalarına grip aşısı olmalarını öneriyor musunuz?


Grip aşısı tüm nakil hastalarına her yılın Ekim-Kasım aylarında önerilmelidir. Ancak yumurta veya tavuk etine alerjisi olanlarda bu aşı kesinlikle yapılmamalıdır. Yine tüm nakil hastalarına zatürre aşısı önerilmekte ve her 5 yılda bir tekrarı gerekmektedir.

Komşumuzun köpeği tarafından ısırıldım. Tetanoz aşısı olabilir miyim?

Hayvan ısırıkları ve cildimizde açtıkları derin çizikler sonrası mutlaka tetanoz aşısı olmalıyız.
Difteri ve tetanoz aşılarınında yapılmasında bir mahsur yoktur ve tetanoz için her 5 yılda bir, difteri için her 10 yılda bir tekrarlanmalıdır.

Hac görevimi yerine getireceğim. Menenjit aşısı yapmak istiyorlar, tehlikeli olabilir mi?

Endemik alanlara seyahat ve hac gibi durumlarda önerilen menenjit, meningoensefalit, inaktive ensefalit ve inaktive salmonella tifo gibi aşıların “canlı aşı olmamak kaydıyla” yapılmasında sakınca yoktur.

Ne zaman diş hekimine gidebilirim? Nelere dikkat etmeliyim?

İdeal olarak nakil öncesi bir diş hekiminin kontrolünden geçip diş çürükleri veya hastalıkları konusunda tedavi olmakta fayda vardır.
Diş sağlığı açısında nakil sonrası günde en az 2 kez dişlerimizi fırçalamamız şarttır.
Nakil sonrası acil bir gereksinim yoksa 6 ay dişlerle ilgili müdahalede bulunulmamalıdır. Ancak ağrı vs. gibi ciddi problemlerde amoksisilin türü antibiyotikler mutlaka kullanılarak diş hekimi müdahalesi yapılabilir. Uyuşturma için kullanılan anestetik maddeler normal insanlardan farklılık göstermez. Ağrı kesici olarak daha önce de söylendiği gibi sadece parasetamol türevi ağrı kesiciler tercih edilmelidir.

Diş implantı yaptırmak serbest mi?

Nakilden en az 6 ay sonrası olmak kaydıyla ve infeksiyondan korunma prensiplerine harfiyen uyularak hastaların dental implant yaptırmalarında mahsur yoktur.

Evcil hayvan beslemek serbest midir?

Evde beslediğiniz evcil hayvanlarınızdan nakil sonrası ayrılmanız asla önerilmez.
Nakil sonrası veteriner kontrollerine götürülmesi ve temizlik kurallarına uyulması şartıyla evcil hayvan beslenebilir. Ancak bir takım kurallara dikkat edilmelidir:
• Evcil hayvanlarımıza dokunduktan sonra ellerimizi yıkamalıyız.
• Hasta olan hayvanlarımızın hastalıkları süresince bakımlarını yakınlarımıza bırakmalıyız.
• Hayvanlarımızın yuva ve kafeslerinin temizliğini yakınlarımıza bırakmalı, idrarları, gaytaları veya kusmukları ile temas etmemeliyiz. Eğer bunları sizden başka yapacak kimse yoksa mutlaka maske ve eldiven giymeli ve bu şekilde temizlik yapmalıyız.
• Hayvanlarınızın bilginiz dışında dışarıda serbestçe gezinmeleri uygun değildir.
• Kuş pisliğinden özelliklede güvercin pisliğinden uzak durmalıyız. Bu tatlı yaratıklar bağışıklık sistemi baskılanmış nakil hastalarına ölümcül risk yaratabilecek mantarları taşıyabilirler. Eğer nakil hastası nakil öncesi kuş beslemiyorsa nakilden sonrada beslemesi tavsiye edilmez.